Köy işi saf kaltak sanırsın, ama azıcık dokun bak neler oluyor. Başta utangaç, yüzü kızarıyor, “yapma” diye mırıldanıyor. Sonra hırçınlaşıyor, “dimdik vur” diye bağırıyor. Elimden kurtulmaya çalışsa da bacakları kendiliğinden açılıyor. Ben bastırdıkça o daha fazlasıyla inliyor, kimi zaman sövüyor, kimi zaman kahkahalar atıyor. Köyün sessiz gecesinde sadece nefeslerimiz ve onun çıldırtan çığlıkları yankılanıyor. Sertliği istiyor, acıyı bile zevk diye içiyor. Türk köylü kızı dedikleri bu işte; hem masum, hem arsız, hem de doyumsuz.