Bu buruşuk tenli sapık dedeler park bankında oturmuş, gözleri genç hatunların kalçalarında geziyor, biri elindeki bastonu bırakıp yanına çağırıyor. Minicik etekli kaltak yaklaşıp “dedeciğim yardım mı istiyorsun” diye sorunca adam sırıtıyor, “gel bakalım torunum, dedenin başka bir şeyi ağrıyor” diye homurdanıyor. Kızı kucağına çekip eteğini sıyırıyor, titrek elleriyle tangasını kenara itip parmaklarını ıslak yarığa sokuyor. Kudurmus Kaltak inleyip kıvranırken diğer dede arkadan yaklaşıp koca yarrağını çıkarıyor, “sus azgın kaltak, dedeler seni doyuracak” diye fısıldıyor. Birisi amına gömerken diğeri ağzına veriyor, her vuruşta sarkık karınları dalgalanıyor, şapır şupur sesler yükseliyor. Kız zevkten titreyip “daha dimdik dede, yaşlı yarraklar bayıltıyor beni” diye uluyor, suları yere damlıyor. Dedeler sırayla içini doldurup boşalıyor, bitince kız yığılıp kalıyor, nefes nefese gülerek “yarın yine parkta bekleyin, dedelerim” diye mırıldanıyor. Bu sapık dedelerin genç avı resmen vahşi bir oyun gibiydi.